Asıl amaç kalpten dinlemek (almak) ve kalpten ifade etmek (vermek). “Doğrunun ve yanlışın ötesinde bir yer var, seninle orada buluşacağız” Ferah Eren, Müzik&Drama Öğretmeni
Yaklaşık 8 yıl önce Marshall Rosenberg’in Şiddetsiz iletişim kitabını okumuş ve çok etkilenmiştim fakat sadece okumak, onu anlamak ve hayatına katmak anlamına gelmiyormuş. :) Öğrenen öğretmen olmak adına her yıl kendimi geliştirmek amacıyla farklı alanlarda eğitimlere katılmak en büyük hobim. 5 yıl önce İzmir’ e geldiğimde yaz dönemi için bir eğitim almak istedim ancak yeni bir şehir, yeni insanlar, yeni başlangıcın kaygıları, nerede ne var, yaz dönemi nerede bir kurs bulurum derken evren soruma cevap vererek "Şiddetsiz İletişim Eğitimini" karşıma çıkarttı. Aslında kitabı okuduğumdan bu yana şiddetsiz iletişim ismine karşı içimde bir tepki vardı. Neden şiddetsiz, şiddet kelimesini içeren bir şey nasıl şiddetsiz olur? Neyse ki benim gibi düşünenler çokmuş ve artık barış dili olarak daha yaygın bir şekilde kullanılmaya başlandı. Hemen eğitim için kayıt oluşturdum. Eğitim sonrasında çok daha iyi anladım ki kitabı okumak ve eğitimi almak da hemen uygulama yapabileceğin anlamına gelmiyormuş. Üç eğitim ve 4yıl süren pratik çalışmaları sonrasında, minik adımlarla ilerleyebildiğimiz bu yolda hayatımda yeni bir bakış açısı ve büyük farkındalıklar oluştu. Minik adımlarla diyorum çünkü yıllar içinde öğrendiğim ne varsa, farkında olmadan bağımlısı haline gelmiştim ve beni sınırlayan, çatışmaya hizmet eden bakış açımı bırakmam çok da kolay olmamıştı. Şiddetsiz iletişim, bana konuşurken ve dinlerken hiç niyet etmesem de, hem kendime hem de başkalarına nasıl bir şiddet duygusu yaşattığım konusunda bir farkındalık kazandırdı. Asıl amaç kalpten dinlemek (almak) ve kalpten ifade etmek (vermek). Olanları, yargısız, yorumsuz bir şekilde olduğu gibi kamera tarafsızlığı ile izlemek. Ancak bu şekilde olayların kalbine, özüne inmek. Oysa karşımdakini dinlerken duyduklarım, çoğu kez zihnimde canlanan yorumlar ve yargılarla, çoktan öfkeli veya korkulu tepkiler olarak ateşli bir geçit törenini başlatıyorlardı. Haklı, haksız, iyi, kötü, yanlış, doğru milyonlarca düşünce içimden geçiyor ve böylelikle konuyu kaçırıp senaryolarda boğuluyordum. Bu durum kendi yaradılışımdaki doğal şefkatimi ortaya çıkarmama engel oluyordu. Ve dahası bu konuda yalnız değildim, çünkü bunun tüm insanlık için geçerli olduğu yıllar süren çalışmalarla ortaya çıkmıştı. Sonuçta bu konuda bana pek çok farkındalık katan, iletişimdeki gizli şiddeti, huzura, şefkate ve nihayetinde daha tatminkâr ilişkilere ve zengin bir yaşam deneyimine dönüştürmenin basit araçlarını bize sunan şiddetsiz iletişimi önce kendi hayatımda, sonra da çevremde yaygınlaştırmak, özellikle öğrencilerim için bu konuda bir şeyler yapmaya çalışmak en büyük mutluluğum. Barış dili yolunda yürümeye çalıştığım için öncelikle kendime ve bu yolda bana rehberlik eden şiddetsiz iletişim aileme teşekkür ediyor ve herkesin yolunun barış diliyle kesişmesi dileğiyle, Mevlana’nın güzel bir sözüyle noktayı koymak istiyorum “Doğrunun ve yanlışın ötesinde bir yer var, seninle orada buluşacağız”
0 Comments
Your comment will be posted after it is approved.
Leave a Reply. |
YazarBu blog TED İzmir Koleji öğretmenleri ve idarecileri tarafından yazılmaktadır. ArchivesCategories
All
|












RSS Feed